Çalışmaları Üzerine

  • Zamanın Ötesinde Bir Arap Şairi: el-Mütenebbi

    Zamanın Ötesinde Bir Arap Şairi: el-Mütenebbi

    Suad Baran

    Arapların Dante’si, Shakespeare’i olarak da anılan, her ikisinden çok daha erken bir çağda, 10. yüzyılda yaşamış el-Mütenebbi’nin Mehmet Hakkı Suçin tarafından çevrilmiş şiirlerinden oluşan Arapça-Türkçe iki dilli seçki, Türkçedeki Arap edebiyatı külliyatını tamamlamak açısından önemli bir kazanım.

  • el-Mütenebbi’nin Şiirleri Estetik Bir Çeviriyle İlk Kez Türkçede

    el-Mütenebbi’nin Şiirleri Estetik Bir Çeviriyle İlk Kez Türkçede

    Esat Ayyıldız

    İnsanın Şarkısı, yalnızca bir çeviri olmanın ötesine geçerek klasik Arap şiirinin derinliklerini ve zenginliğini modern okura taşıyan bir köprü işlevi görüyor. Suçin, anlam çerçevesine sadakati birebir çeviriye dönüştürmeden, şiirleri Türkçede sanatsal ve estetik bir zemine taşıyor. Bu yönüyle eser, hem çeviribilim hem de Arap edebiyatı çalışmaları açısından önemli bir referans niteliği taşıyor.

  • “Atlar, Gece ve Çöl” Şairi İlk Kez Türkçede

    “Atlar, Gece ve Çöl” Şairi İlk Kez Türkçede

    Abdu Vazin

    Independent Arabia’da Abdu Vazin, Mehmet Hakkı Suçin’in el-Mutenebbi seçkisi İnsanın Şarkısı’nı, çevirinin üç engelini, başvurulan şerhleri ve Muhammed Nureddin’in değerlendirmesini ele alıyor.

  • Mehmet Hakkı Suçin el-Mutenebbi’nin Denizlerinde

    Mehmet Hakkı Suçin el-Mutenebbi’nin Denizlerinde

    Muhammed Nureddin

    Lübnan gazetesi el-Ahbar’da Muhammed Nureddin, İnsanın Şarkısı’nı el-Mutenebbi’nin “denizine” dalan, klasik ile moderni buluşturan eşi görülmemiş bir çeviri macerası olarak değerlendiriyor.

  • Doğu’nun Shakespeare’i el-Mütenebbi ilk kez Türkçede

    Doğu’nun Shakespeare’i el-Mütenebbi ilk kez Türkçede

    Ömer Erdem

    Şair Ömer Erdem, el-Mütenebbi’nin Mehmet Hakkı Suçin tarafından Türkçeye kazandırılan İnsanın Şarkısı seçkisini değerlendiriyor; Suçin’in çevirisi üzerinden modern öncesi Arap şiirinin bu kanonik sesinin bugün hâlâ neden canlı ve evrensel olduğunu gösteriyor.

  • Şiir Çevirisi: Kaçınılmaz Bir Medeniyet Yolu

    Şiir Çevirisi: Kaçınılmaz Bir Medeniyet Yolu

    Ali bin Temim

    Çeviri kuramı, metnin bir dil dizgesinden başka bir dil dizgesine aktarılmasındaki “doğruluğu” esas alıyorsa eğer şiirsel metnin çevirisinde “doğruluk”, gerçekleştirilmesi zor bir gereklilik gibi görünür. Bu bağlamda ortaya çıkan sorunlar da şiir…

  • İki Korku Arasında

    İki Korku Arasında

    Adania Shibli

    Adania Shibli, Frankfurt Kitap Fuarı’nda Küçük Bir Ayrıntı etrafında yaşanan tartışmalardan hareketle edebiyat, dil, görünmezlik, ayrımcılık ve korku üzerine düşünüyor; “adsız ve yüzsüz” karakterlerin poetikasını ve yazının etik imkânlarını sorguluyor.

  • Birkaç Filistin: Opera Ölümleri, Gerçek Ölümler ve Islık Ölümler

    Birkaç Filistin: Opera Ölümleri, Gerçek Ölümler ve Islık Ölümler

    Süreyyya Evren

    Süreyyya Evren … geçmişte kalmış bir ölümü araştıranın bugün ölümün hâlâ mümkün olduğunu öğreneceğini söylüyor. Bir çözüm önermiyor. Çözümsüz bir acının içinden bir ıslık gibi çıkıyor çizdiği ölümler. Belki de çölde unutulmuş dönüp dolaşan sesler gibi. İki Filistin romanı. İkisi de kısa. Borga Kantürk’ün (d. 1978) Kısa Mesafeler Kitaplığı [1] (2020) projesine uygunlar. Bir İzmir-İstanbul…

  • Mehmet Hakkı Suçin, Arapça ve Türkçenin Yeni Zamanı

    Mehmet Hakkı Suçin, Arapça ve Türkçenin Yeni Zamanı

    Enes el-Es’ad

    “Bu kuşağın borçlu olacağı kurucu bir referans varsa, o da Mehmet Hakkı Suçin’den başkası değildir.” Enes el-Es’ad, el-Arabi el-Cedid’deki portre yazısında Suçin’in Arapça ile Türkçe arasındaki otuz yıllık yolculuğunu anlatıyor.

  • Kayıp Bir Ülke ve Üç Adamın Trajik Ölümü

    Kayıp Bir Ülke ve Üç Adamın Trajik Ölümü

    Abdullah Aren Çelik

    Abdullah Aren Çelik Kanafani genç yaşına rağmen önemli bir düşünce adamıydı, 1998 yılındaki görüşmelerde Filistin tarafındaki müzakereciler arasında olsaydı, Arafat beki de bu kadar büyük bir yanılgıya düşmeyecekti… Bundan birkaç yıl önce Kırık Saat dergisi için Gassan Kanafani hakkında bir yazı kaleme aldım, yazının girişini dün gibi hatırlıyorum. Sanırım bunun nedeni yazıyı kaleme aldığım için…

  • Gassan Kanafani: Kılıçla Boyun Arasında…

    Gassan Kanafani: Kılıçla Boyun Arasında…

    Anıl Mert Özsoy

    Anıl Mert Özsoy Filistinli Marksist devrimci, gazeteci, yazar Gassan Kanafani’nin kaleme aldığı ‘Güneşteki Adamlar’, Mehmet Hakkı Suçin çevirisiyle Metis Yayınları tarafından yayınlandı. 1936 yılında Birleşik Krallık’ın mandası konumundaki Filistin’in Akka şehrinde doğar. Orta sınıf, Hıristiyan bir ailenin oğludur. Fransız Katolik Misyoner Okulu’nda eğitim görür. 13 yaşında ‘sürgün’ yılları başlayana kadar Akka’da yaşar. Babası bir hukukçudur…

  • Haritasız Bir Yola Çıkış, Göç

    Haritasız Bir Yola Çıkış, Göç

    Emek Erez

    Emek Erez “Haritasını çıkardığınız yere zaten gitmişsinizdir. Ama gitmekte olduğumuz yerin henüz haritası yoktur” diyordu Audre Lorde, sanırım farklı sebeplerle göç etmek zorunda kalmanın getirdiği belirsizliği de ifade ediyor bu cümleler. İnsanlar bir umutla düşüyor göç yollarına ki çoğu zaman bu göçlerin, artık yaşanma umudu kalmayan yerden “kaçış” olduğunu biliyoruz. Genel olarak göç, sürgünlük, uzaklık,…

  • Ali Çakmak’la Gassan Kanafani Üzerine… El Değitiren Trajedi

    Ali Çakmak’la Gassan Kanafani Üzerine… El Değitiren Trajedi

    Emine Bora

    Emine Bora Gassan Kanafani’nin 20. yüzyıl edebiyatının mihenk taşlarından “Güneşteki Adamlar” romanı Mehmet Hakkı Suçin çevirisiyle Metis Yayınları tarafından yayınlandı. 8 Temmuz 1972’de arabasına konan bombayla öldürülen romancı, gazeteci, devrimci Gassan Kanafani, Filistin direnişinin, Arap aydınlanmasının önde gelen isimlerinden biriydi. Suikaste kurban gittiğinde, George Habaş’la ve Marksizmle tanışmasının ardından Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin liderlerinden biri…

  • Çağını Sorgulayan Aydın Bakışı: Adonis

    Çağını Sorgulayan Aydın Bakışı: Adonis

    Feridun Andaç

    “Adonis, dünyayı anlama, evrenin varoluşsal gerçekliğini kavrama derdinde olan bir şair, entelektüel bir kimlik… Soran, sorgulayan, aydınlatan bakışı yalnızca şiirine yansımaz; düşünce yazıları, edebi denemeleri de onun yazınsal uğraşının ayrılmaz parçasıdır. Onun “mesele” edindiği şeylerin başlama noktası doğup büyüdüğü toprakların gerçekliğidir bir bakıma.”

  • Arap Dünyasının Keskin Gözlü Takipçisi: Adonis

    Arap Dünyasının Keskin Gözlü Takipçisi: Adonis

    Ömer Erdem

    “Ne zaman bir Mehmet Hakkı Suçin çevirisi görsem heyecanlanırım. Sadece yetkin bir çevirmen oluşuna bağlı değil bu duygum. Onun nitelikle kurduğu yaratıcı etkileşimin de karşılığı. Adonis, dilimize hatırı sayılır sayıda eseri çevrilmiş bir şair, düşünür, kuramcı. Mehmet Hakkı Suçin ile yan yana geldiklerinde ise Arapça ile Türkçenin ışığı parlıyor.”

  • Adonis: Bir Şairin Hakikate Şiirle Ulaşma Çabası

    Adonis: Bir Şairin Hakikate Şiirle Ulaşma Çabası

    Abdullah Aren Çelik

    “Dinin toplumsal yapının her zerresinde yer alması, hatta bir çamur görevi görmesi ona göre sakıncalı ve toplumun gelişmesinin önünde engeldir. Adonis buna karşın bir taraftan hem eleştirilerini yöneltir, diğer taraftan kurtuluş mitini bu toplumların önüne sermeye çalışır. Doğunun aksayan tarafına nedenleriyle yaklaşmaya çalışırken, diğer taraftan karşıt fikirler geliştirir. Bunu yaparken din karşıtı bir sekülerlikle yaklaşmaz,…

  • Bin Yıllık Bilmece: Hayy bin Yakzan

    Bin Yıllık Bilmece: Hayy bin Yakzan

    Ülker İnce

    Suçin’in daha önce (İşte Budur Benim Adım başlıklı) Adonis çevirisini okumuş ve onu güvenilir bir çevirmen olarak bellemiştim çünkü hiç de basit olmadığı anlaşılan Adonis’in şiirlerinin karmaşıklığını korurken şiirliğini de yok etmemiş, ayrıca okuru bu karmaşık şiirleri okumaya hazırlamak için çeviriye Adonis’in kendisinin yazdığı “Okumanın Poetikası” adlı yazıyı da çevirip eklemişti. Bu çeviride de kitapla, yazarla, kendisinin kitabı çevirirken izlediği yöntemle ilgili…

  • Arap Edebiyatını Yeterince Tanıyor muyuz?

    Arap Edebiyatını Yeterince Tanıyor muyuz?

    Doğan Hızlan

    “Suçin, bana bir soru sordu, incelenmeye değer. “Almanya’ya gidenler, orada yazanlar böyle bir ekol oluşturdular mı?” Mehmet Hakkı Suçin’in Arapçadan çevirdiği Mahmud Derviş’in ‘Atı Neden Yalnız Bıraktın’ kitabının Sunuş’unun okunmasını salık veririm.”

  • Filistinli Adania Shibli’den “Küçük Bir Ayrıntı”

    Filistinli Adania Shibli’den “Küçük Bir Ayrıntı”

    Peren Birsaygılı Mut

    “1974 doğumlu bir yazar olan Adania Shibli, Can Yayınları’ndan çıkan “Küçük Bir Ayrıntı”da hem bu köklü mirasa sahip çıkıyor, hem de kullandığı konu ve özgün roman tekniği ile övgüyü hak ediyor gerçekten. Bir yandan Filistin edebiyat geleneğine ve ustalarına selam gönderiyor, bir yandan da kimseyi taklit etmeyerek kendi tekniğini ortaya koyuyor. Yani bir yazar için…

  • Kolektif Travmanın Şiddetinde “Küçük Bir Ayrıntı”

    Kolektif Travmanın Şiddetinde “Küçük Bir Ayrıntı”

    Nilgün Yıldız Coşkun

    “Shibli, anlatının sonunda okuru rahatlatmıyor, umut vaat etmiyor. Kapalı, çıkışı olmayan, okurun kaskatı kesilmesini amaçlayan soğuk bir metin yaratma konusunda başarılı. Bir kadının tecavüze uğrayıp öldürülmesinin hayatın sıradan bir olayı olarak görülmesinin zalimliğiyle okuru tekinsiz bir düzleme çekiyor: Kolektif hissizlik.” NİLGÜN YILDIZ COŞKUN’un yazısı.

  • Hayy Bin Yakzan’ı Bir Edebî Eser Olarak Okumanın İmkânı

    Hayy Bin Yakzan’ı Bir Edebî Eser Olarak Okumanın İmkânı

    Ayşenur Narboğa

    “Mehmet Hakkı Suçin’in “Hayy bin Yakzan” çevirisiyle, eseri edebî bir zevkle okuma imkânına kavuşmuş olduk. Üstelik metin olabildiğince yalın, yani pek fazla dipnot içermiyor. Metnin bu şekilde kitaplaşmasının en büyük kazanımlarından biri de yediden yetmişe her okurun da artık Hayy’ı okuma ihtimali!” AYŞENUR NARBOĞA’nın yazısı.

  • Sömürge, Bellek ve Savaş: Filistin ve İsrail arasında Küçük Bir Ayrıntı

    Sömürge, Bellek ve Savaş: Filistin ve İsrail arasında Küçük Bir Ayrıntı

    Mustafa Orman

    “Adania Shibli’nin Küçük Bir Ayrıntı romanının tarihsel bir olayın fragmanı ya da tarihin tortusu olarak karşımıza çıkması kaçınılmazdır. Tarihin, gerisinde bıraktığı fragman ve tortu, edebi eserin inşaasındaki belleğin önemini hatırlatır. Bu işlevin, ölçüt ve biçim kaygılarıyla harmanlanıp artı ve eksi iki uçta birleştirilmesi, hem diktanın hem de mağdurun silinmez paylarını gösterir.” MUSTAFA ORMAN’ın yazısı.

  • Dolgusuz Edebiyat

    Dolgusuz Edebiyat

    Yasemin Çongar

    “Shibli’nin yüz sayfayı bulmayan Küçük Bir Ayrıntı romanını bir yıl arayla iki kez, önce İngilizce çevirisinden, sonra Türkçe çevirisinden okudum. İkinci okuyuşumda romanın anlattığı olay(lar)dan ziyade, Shibli’nin bu olay(lar)ı anlatırken ifrattan kaçınması, hatta yer yer tefridin eşiğinde durabilmesi üzerine düşündüm. Elisabeth Jaquette’in çevirisi gibi Mehmet Hakkı Suçin’in çevirisi de[2] okumayı zorlaştırmayan akıcı bir metin. Fakat Shibli’nin dili nasıl…

  • Kekemenin Dili ve Musallat Olan Haritalar: Adania Shibli’den Küçük Bir Ayrıntı

    Kekemenin Dili ve Musallat Olan Haritalar: Adania Shibli’den Küçük Bir Ayrıntı

    Alara Çakmakçı

    “Hacmen birbiriyle eşit iki ayrı anlatıdan oluşan, Mehmet Hakkı Suçin’in muazzam çevirisiyle okuduğumuz Küçük Bir Ayrıntı’nın ilk bölümünde, 9 Ağustos 1949 günü Nakab Çölü’nde konuşlanmış bir askerî kampta dört gün içinde yaşananlar, üçüncü tekil şahıs kullanılarak, müfrezenin başındaki subay açısından anlatılır. Metin daha ilk paragraftan asıl meselesini açık eder: “Bu tepelerde fark edilebilen tek ayrıntı, eğim ve…